Soyucu ve Gençleştirici - Lazer Uzmanı

İçeriğe git

Ana menü:

Soyucu ve Gençleştirici

Dermatolojide Kullanım



Lazer peelingini  herkese uygulamak mümkün değildir. Lazer harici, dermabrazyon veya kimyasal soyma gibi alternatif deriyi yeniden yüzeylendirme tedavileri bazı durumlarda daha iyi bir seçim olabilir. Tüm peeling tedavilerinin prensibi temelde aynıdır. İlk olarak  derinin dış tabakaları soyulur. İyileşme sonrası yeni hücreler oluşması ile daha pürüzsüz, genç ve sıkı bir cilt oluşur.  Yapılan çalışmalar lazerle tedavi edilen deride oluşan fiziksel değişikliklerin klasik dermabrazyon ve peeling ile  temelde aynı olduğunu göstermektedir.
Yüzeysel veya orta derinlikte peeling için lazer epidermise ve papiller dermise sınırlandırılabilir. Daha derin yeniden yüzeylendirme için retiküler dermisin üst tabakaları da uzaklaştırılabilir. Farklı derinlikler, uygun noktaların ve kırışıklıkların tedavisine izin verir.
Koyu tenli hastalarda hangi  peeling metodu önerilirse önerilsin, pigmentasyon değişiklikleri riski daha fazladır. Son 12-18 ayda Roaccutane® almış veya anormal yara izi olan ya da tedavi bölgesinde aktif deri enfeksiyonu olanlar bu girişim için uygun değildir.
Güneşten korunmak ya da hafif kimyasal peeling veya özel yüz kremleri gibi idame tedaviler  elde ettiğiniz sonuçları korumamızı sağlar.
Lazer peeling
i ile ilişkili riskler: yanıklar veya deride belirgin lekelenmeler oluşabilir. Lazer peelingi aynı zamanda herpes virüs enfeksiyonlarını ve nadiren diğer tip enfeksiyonları alevlendirebilir.     

Cilt gençleştirme için kullanılan lazerler, ablatif veya ablatif olmayan iki gruba ayrılabilir.
Ablatif lazerler dokuyu tamamen buharlaştırarak geride artık bırakmazlar. Ablatif grupta daha güçlü ve derin etkileri olan CO2 Lazer ve Erbium YAG lazerler  yer alırken non ablatif gruba bir çok lazer veya fototerapi cihazı girebilir.  Belli başlı olanları  KTP lazer (532nm), pulsed dye lazer (585nm, 595nm), IPL cihazları (515-1200nm), Nd:YAG lazer (1064nm Q-switched, 1064nm uzun atımlı, 1319nm, 1320nm), diode lazer (980nm, 1450nm), Er:Glass lazer (1540nm)  nonablative cilt yenileme için kullanılabilmektedir. 1320, 1450, ve 1540nm cihazlar, kırışıklık ve akne izlerinde en etkili olanları gibi görünmektedir. Kırmızı renkli ve damarsal lezyonlar  KTP, pulsed-dye, ve uzun atımlı Nd:YAG lazerlerle çok daha iyi tedavi edilebilir. KTP nin ayrıca pigmentasyon üzerinde Q switched Nd:YAG lazerler gibi  etkilidir.




CO2 Lazer: Lazer peeling karbondioksit (CO2) lazerler ile  kırışık veya hasarlı deri tabakası uzaklaştırılır. En sık  göz ve ağız çevresindeki kırışıklıkların  azaltılmasında kullanılmaktadır. Ayrıca yüzdeki leke ve izlerin tedavisinde de etkili bir seçenektir. Lazerle tüm yüze veya belli bir bölgeye peeling uygulanabilir.  Cerrahi metodlara oranla bu  metodun  daha az kanama, kızarıklık ve işlem sonrası rahatsızlık gibi yan etkilere neden olduğu bildirilmiştir. CO2 lazer oldukça etkili olsa da    iyileşme döneminin uzun sürmesi , enfeksiyon  ve iz bırakma riski önemli dezavantajlarıdır. Ancak son yıllarda CO2 lazerlerin atım süreleri çok kısa formlar üretildi ve fraksiyone  modeller geliştirildi. Artık günlük yaşamı etkilemeden ço daha az yan etki ile  bu lazerler kullanılabilmektedir.

Erbium YAG Lazer: 1990 lı yıllarda yan etkisi daha az olan fototermal yerine fotomekanik etkili olan Erbium Yttrium Aluminum Garnet  olarak adlandırılan lazerler geliştirildi. CO2 Lazer ile daha derin izler ve kırışıklarda sonuç alırken  Erbium YAG Lazer, orta derceli izler ve kırışıklarda kullanılabilmektedir . İlk geliştirilen Er:YAG lazerlerin soyucu etkisi ve gücü yüzeysel olması nedeniyle yan etkileri azdı ama cilt gençleştirici etkileri de zayıftı. Günümüzde etkisi arttırılmış olan bu cihazlar deri düzlestirilmesi ve kırışıklık tedavisinde CO2 lazerlerden daha az yan etki yapması ve kullanım kolaylığı ile öne çıkmaktadır. Ağrı çok daha azdır iyileşme daha çabuk olur.

Fraksiyonel Erbium YAG veya CO2 lazerler ile ablatif lazerlerin faydalarını  risk almadan kullanma şansını sunulmaktadır. Daha yeni bir yöntemdir lazer ışınları parçalı olarak kullanılmakta ciltte sağlam cilt alanları arasında  mikro yaralar oluşturarak bunların kollagen ile iyileşmesi sağlanmaktadır. İşlem sonrası hastanın cildinin normale dönmesi için özel bir zamana gerek kalmaz hasta normal yaşantısına devam edebilir.





 
 
İçeriğe dön | Ana menüye dön